CHP’ye Yönelik Siyasi Müdahale

CHP'ye Yönelik Siyasi Müdahale

25 Mayıs 2026 tarihinde, CHP Genel Merkezi’nin kapısına polis göndermek üzere Ankara Valisi’nin Emniyet’e talimat verdiği bildirildi. Bu durum, tamamen Yüksek Seçim Kurulu’nun sorumluluğunda olan bir konuda, siyasi iktidarın en büyük rakibini polis aracılığıyla zayıflatma çabası olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle, CHP yetkilileri İçişleri Bakanı ile bir görüşme gerçekleştirmek zorunda kaldı. Zira, genel merkeze polis gönderme yetkisi İçişleri Bakanlığı’na aittir.

Bu bağlamda, Hatay-Dörtyol’dan Lazım Yalçın’ın belirttiği gibi, “Seçimlerin yönetimi, denetlenmesi, itirazların karara bağlanması ve sonuçların ilan edilmesi yetkisi, Anayasa’nın 79. maddesi çerçevesinde Yüksek Seçim Kurulu’na verilmiştir.” Ayrıca, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 21. maddesi de, siyasi partilerin seçim süreçlerinin yargı gözetimi altında yürütülmesini ve sonuçların ilanını YSK’ya atfetmektedir. Adli yargının yetkileri ise, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı kanun ile belirlenmiş olup, yalnızca seçimlerle ilgili olmayan konularda hukuk ve ceza yargılaması yapma yetkisine sahiptir. Bu bilgiler doğrultusunda, Ankara 36. Bölge Mahkemesi’nin CHP’nin 38. Kurultayı hakkında verdiği mutlak butlan kararının görevsizlik yönünden geçersiz olduğu ifade edilmektedir.

Hukuki açıdan durum böyleyken, fiili olarak ne yapılabileceği merak konusu. İktidarın, CHP’yi karıştırma ve hatta parçalama konusunda kararlı olduğu görülüyor. Bu duruma karşı tek çözüm ise halkın gücüne dayanmaktan geçiyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DW’ye verdiği röportajda, “Baskın seçimi bekliyoruz, yapsınlar.” diyerek bu durumu net bir şekilde dile getirdi. Özel, ayrıca CHP’nin toparlanma kapasitesine güveniyor ve “Adayımız Cumhurbaşkanı seçilecektir.” ifadelerini kullanarak seçimlerdeki iddialarını sürdürdü.

Bazı iddialar, yeni bir parti veya yedek bir yapının oluşturulması yönünde olsa da, Özel bu tür söylentilerin asılsız olduğunu vurguladı. “Bu çalışmalar, butlan kararına karşı bir tedbir değil, parti kapatma ya da seçimlere katılımı engelleme girişimlerine karşı bir hazırlıktır.” dedi.

Sonuç olarak, iktidarın CHP’yi seçimlere sokmamak için hukuki olmayan yollara başvurduğu ve bu durumun önüne geçmek için çeşitli müdahale yöntemleri kullandığı anlaşılmaktadır. CHP Genel Merkezi’nin kapılarına yönelik polis müdahalesi, bu sürecin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Author: Ece Aydın