CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, elektrik dağıtım şirketlerinin işçilerinin toplu iş sözleşme süreçlerinde karşılaştığı sorunlara dikkat çekti. Özdağ, “4 Nisan’dan bu yana zamlı faturalarla kasalarını dolduran şirketler, emekçilerin haklarını vermekte direniyorlar” ifadelerini kullandı.
Özdağ, yaptığı yazılı açıklamada, son beş yılda elektrik faturalarında meydana gelen yüzde 306’lık zam oranına dikkat çekti. Özellikle düşük kademeli konutlarda enerji bedelinin yüzde 24,5 artarken, faturalardaki dağıtım bedelinin ise yüzde 880 gibi yüksek bir oranla yükseldiğini belirtti. Ayrıca, EPDK’nın 2019 yılında dağıtım bedelini faturalarda ayrı bir kalem olmaktan çıkarması nedeniyle vatandaşların bu kalemi göremediklerini ve ödedikleri yüksek tutarın tükettikleri enerjiye değil, dağıtım şirketlerinin kasasına gittiğini bilmediklerini vurguladı.
“Zamların büyük bir kısmı dağıtım şirketinin kasasına gidiyor” diyen Özdağ, “Peki, bu gelir işçilere nasıl yansıyor? Hayır. Hattı çeken, gece yarısı arızalara koşan teknisyenler ve mühendisler bu gelirden nasibini alamıyor. Dağıtım bedellerinin işçilere ulaşmadığını en iyi gösteren veri, şirketlerin resmi istihdam rakamlarıdır. 2024 yılı itibarıyla elektrik dağıtım sektöründeki 65 bin 477 çalışandan yarısından fazlası (38 bin 631 kişi) güvencesiz taşeron işçilerden oluşurken, kadrolu personel sayısı sadece 26 bin 846’da kalıyor” şeklinde konuştu.
Özdağ, dağıtım şirketlerinin toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde de sıkıntılar yaşandığını belirterek, “4 Nisan’dan beri zamlı faturalarla kasalarını dolduran şirketler, emekçilerin haklarını vermekte direniyor. Bazı bölgelerde masaya bile oturulmazken, taban yevmiyelerin birçok bölgede asgari ücret seviyesinde kaldığı bildiriliyor. Zamları anında tahsil eden şirketler, işçileriyle müzakereleri aylarca erteleyebiliyor. Dağıtım şirketlerinin bu keyfi davranışları, sektördeki grev yasağından güç alıyor. İşçiyi en büyük silahından mahrum bırakan bu sistem, uyuşmazlıkları zorunlu olarak Yüksek Hakem Kurulu’na taşıyarak işverene yasal bir koruma sağlıyor. Anayasa Mahkemesi’ne göre bu mekanizma, sendikal hakları fiilen bitiriyor ve şirketler, TİS masasında hiçbir baskı hissetmeden uzlaşmaz bir tavır sergileyebiliyor” dedi.