Küresel üretim zincirlerinde Çin’in etkisi, Avrupa Birliği’ni yeni korumacı önlemler almaya yönlendiriyor. Özellikle yarı iletkenler, elektrikli araçlar ve gelişmiş savunma sanayi silahları gibi stratejik sektörlerde kritik minerallerin işlenmesindeki tekelleşme, Pekin’in dönemsel ihracat kısıtlamaları ve fiyat baskılarıyla bir baskı aracı olarak kullanması, AB’yi harekete geçirdi. Financial Times’ın AB Komisyonu yetkililerine dayandırdığı habere göre, bu erken aşamadaki planlar, özellikle kimya ve endüstriyel makineler gibi ana sektörleri doğrudan etkileyecek.
Hazırlanan taslak plana göre, Avrupalı şirketlerin kritik bileşen ihtiyaçlarının en fazla yüzde 30 ila 40’ını tek bir tedarikçiden temin etmeleri mümkün olacak. Kalan bileşenlerin ise, ana tedarikçi ile aynı menşeye sahip olmayan en az üç farklı tedarikçiden ve farklı ülkelerden sağlanması zorunlu hale gelecek.
AB Ticaret Komiseri Maros Sefcovic, çeşitlendirme yasasının yanı sıra Çin menşeli kimyasallar ve makineler için bir dizi cezai gümrük vergisi getirmeyi planlıyor. Günlük ticaret açığı AB ile Çin arasında 1 milyar euroya (1,16 milyar dolar) kadar ulaşmış durumda. Bu vergi uygulamalarıyla, ticaret açığının azaltılması ve Çin’in pazardaki fiyat hakimiyetinin dengelenmesi amaçlanıyor.
Avrupa, tedarik zincirini güvence altına almak için ABD ile de iş birliği yapmaktadır. Maros Sefcovic, geçtiğimiz Nisan ayında ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile nükleer, savunma ve ileri teknoloji üretimi için kritik minerallerin güvenliği üzerine stratejik bir anlaşma imzalamıştı. Bu yeni yasa tasarısı, transatlantik işbirliğinin Avrupa’daki yasal yansımaları olarak değerlendirilmektedir.
