Kurtuluş Savaşı’nın iki sembol ismi Reşit Galip ile Rifat Börekçi ölüm yıldönümlerinde anıldı

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Milli Eğitim Bakanlarından, Türk eğitim devriminin öncüsü, Andımız’ın yazarı Reşit Galip, 1893’te doğdu. “Milliyetçi, hırslı ve heyecanlı bir genç” olarak nitelendirilen Galip, Anadolu’nun işgaliyle birlikte Kurtuluş Savaşı’na katıldı.

Doktorluk yapan, sağlığının bozulması nedeniyle 1921’de Mersin’e doktor olarak atanan Galip, 1923’te Mersin’e gelen cumhuriyetimizin kurucu Mustafa Kemal Atatürk’ün de katıldığı toplantıda, “Paşa, muhterem Gazi, sen bu milletin yalnız kurtarıcı ve yanlız bir kahramanı değilsin, sen bunlardan daha çok büyüksün, sen bu milletin bir ferdisin. Senin asıl büyüklüğün, bütün o büyüklüklere rağmen milletin bireyiyim diye övünmendir” sözleriyle dikkat çekti.

Atatürk’ün isteğiyle milletvekili olan Galip, devrime olan inancıyla doğruları çekinmeden söyledi. Zaman zaman Atatürk ile de çatışan Galip’in Milli Eğitim Bakanlığı döneminde başta üniversite devrimi olmak üzere büyük eğitim atılımları gerçekleştirildi. Zatürre olan Galip, 5 Mart 1934’te yaşamını yitirdi.

İDAMA MAHKUM EDİLDİ

Kurtuluş Savaşı’nda din adamlarını örgütleyen ve kefen parasını dahi Kurtuluş Savaşı’na bağışlayan, Diyanet’in ilk başkanı Rifat Börekçi, 1860’ta Ankara’da doğdu. Ankara Müftülüğü sırasında Kurtuluş Savaşı’na destek veren, Şeyhülislam Dürrizade’nin Kurtuluş Savaşı karşıtı fetvasına karşı din adamları örgütleyen Börekçi’nin girişimiyle 153 din adamının imzasıyla Ankara Fetvası’nın ilanını sağladı. Fetva nedeniyle müftülükten alınan Börekçi, ardından idama mahkum edildi. 1920’de milletvekili olan Börekçi, müftülüğü tercih ederek milletvekilliğinden istifa etti. Diyanet’in de ilk başkanı olan Börekçi, 5 Mart 1941’de yaşamını yitirdi.

‘YERLERİNİ DOLDURAMADIK’

Prof. Dr. Hakkı Uyar, Börekçi’nin Kurtuluş Savaşı’nın yanında yer alan din adamlarının önderi niteliğindeki isimlerin başında geldiğini söyledi. İstanbul hükümetinin direnişçileri idama mahkum ettiği fetvasına karşı din adamlarını örgütlediğini aktaran Uyar, “Kuvayı Milliyeci bir din adamı; Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin Ankara’daki kurucusu; Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelmesini sağlayan, destek veren isimlerden biri. Milli Mücadele’nin sembol isimlerinden biri. Cumhuriyetçi, Kemalist, Milli Mücadele’den yana olanların daha sık anması gerekiyor” dedi.

(Hakkı Uyar)

Reşit Galip’in de “Kemalist ideolojinin, cumhuriyetin sembol isimlerinden olduğunu” vurgulayan Uyar, “Üniversite reformunun ve eğitim reformunun inşasında büyük katkısı var. Atatürk’e kafa tutacak, lidere meydan okuyacak, sonunda uzlaşma sağlayabilecek kadar cumhuriyetçi, devrimi benimsemiş biri. Mustafa Necati gibi genç kaybettiğimiz bir isim. Büyük bir kayıp cumhuriyet için. Yerlerini dolduramadık” ifadelerini kullandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir